fbpx
(0850) 302 99 19
info@vizyongarage.com.tr

Yol Tutuş Göreceli Mi?

Oto Ekspertiz

Yol Tutuş Göreceli Mi?

Araçların tanımı yapılırken değinilen en önemli noktalardan biri yol tutuş konusu olarak karşımızaçıkıyor.
Jargonu ve terimleri atladığımızda yol tutuşu etkileyen faktörler çok değişken iken buna bir de sürücü faktörü ve sürücünün ne beklediği ne hisettiği faktörü de eklenince bu durumu kestirmek neredeyse imkansız hale geliyor. Bireysel faktörlere çok bağlı olan yol tutuş konusu tabu olmaya devam ediyor. Örneğin düşük bütçeli, logosu değerli algılanmayan bir otomobil kör test yapılmadığı sürece yol tutuş anlamında zayıf olarak algılanacaktır. Diğer spektrumda ise, otomobil iyi bir yol tutuşun gerektirdiği tüm özelliklere sahip olsa dahi, bakımları aksatılmışsa ya da lastikler ömürlerini tamamladıysa yol tutuş departmanında sınıftan kalabilir.
Agresif veya performanslı sürüş tercih eden bir kullanıcı aracın yumuşak karakterli direksiyonundan memnun kalmadığı takdirde bunu yol tutuş eksikliği olarak belirtebilir.
Yol tutuş ile alakalı tüm faktörler değerlendirildiğinde, subjektif olan her şey gözardı edildiğinde geriye 12 madde kalıyor denilebilir.
Direksiyon Ağırlığı
Direksiyonun çevirmeye karşı direnci olarak tespit edilen direksiyon ağırlığı özellikle modern araçlarda şehir içinde düşük hızlarda az direnç yüksek hızlarda yüksek direnç olarak karşımıza çıkmakta. Bu direncin çok fazla veya çok az olması sürücüde aracın yönetiminde kontrol eksikliği ve yol tutuş eksikliği hissiyatı yaratabilir.
Direksiyon Hissiyatı ve Geribildirimi
Regülasyonlar sayesinde her modern aracın direksiyon ve tekerlekleri arasında fiziksel bağ bulunmaktadır. Direksiyon hissiyatı aslen bu bağı ne kadar hissedebildiğinizle alakalıdır.
Tekerleklerin tutuşunu direksiyonda ne kadar tecrübe edebilirseniz araca o kadar hakim olabilirsiniz. Direksiyondan bu hissiyatı almak aynı zamanda tekerleklerden gelecek geribildirimleri de hissetmenizi sağlar. Örneğin hızlı girilen bir virajda direksiyonu çevirmeye devam ettiğinizde sertleştiği eşik noktasını hissedebiliyorsanız bu bir çeşit sürüş zevki olarak tanımlanır.
Direksiyon Netliği ve Go-Kart Hissi
Go-kart hissi olarak da tanımlanan, direksiyonun netliği, simidin yaptığı her derece açının lastiklere birebir etki etmesidir. Bu sayede özellikle yüksek hızlarda yapılan en ufak açı değişikliğinin dahi lastiklere iletilebilmesi ve aracın bu tepkiye gecikmeden yanıt verebilmesi sağlanır. Konfor odaklı araçlarda çok tercih edilen bir his olmamakla beraber, sürüş zevki açısından ulaşılabilecek en üst seviyelerden biri olarak tanımlanabilir.
Direksiyon Tepkisi
Özellikle bozuk yollarda yüksek hızla seyahat edildiğinde tespit edilebilecek, direksiyonun her koşul altında lastiklerin durumunu birebir iletebilmesi ve aracın ağırlığına doğru oranda doluluk hissi verebilmesiyle alakalıdır. Büyük araçlarda geniş simit kullanılmasının sebeplerinden bir tanesidir. Lüks ve konfor odaklı araçlarda sürücüyü yormadan, güven hissi sağlar. Yoldaki engelleri hissettirirken, sürücüden sürekli tepki beklemeden aracın düz bir hatta ilerlemesini sağlayan etmendir.
Fren Hissiyatı
Yol tutuşla alakasız gibi görünse de direkt etkisi olan fren hissiyatı, elektronik destekli teknolojiler sayesinde çok yol katetmiş durumdadır. Modern bir araçta bu özellikleri kapatmamak ve sürekli açık olduğundan emin olmak önem taşır. Aracın direksiyon sertliğini, direksiyon açısını, hızını, ağırlığını ve tekerleklerin rotasyon sayısını hesaplayarak fren pedalının basınç ve hissiyatını ayarlayan sistemler aynı zamanda aracın yol tutuş hissinin yüksek olmasına fayda sağlar.
Süspansiyon Sertliği
Aracın ağırlığına ve kullanımına göre tasarlanmış ya da adaptif hatta hava ile dinamik olarak sürüş tarzlarına göre değişebilen süspansiyonlar aracın sürüş karakterine en çok etki eden aksamlar olarak kaydediliyor. Özellikle tam bağımsız multilink, adaptif ayarlanabilir süspansiyon tercihleri araçtan hem performanslı hem konforlu sürüş tadları alınabilmesini sağlıyor. Bu özelliklerin olmadığı araçlarda ise, aracın ağırlığına göre ortalama süratle araçların yolcuları çok fazla yatırmadan virajlara tutunabilmesi bekleniyor.
Şase Yatması
Özellikle binek araçlarda bulunan monokok şaselerin bir özelliği de virajlarda burulabilmeleri olarak karşımıza çıkıyor. Şaft tüneline ihtiyaç duymayan araçlarda dahi aracın orta segmentinden geçen tünelimsi yapı ve şasenin diğer geometrik özellikleri istenilen oranda şase burulmasını sağlayarak lastikler, kabin ve süspansiyon arasındaki uyumu sağlayabilmektedir. Bu konuda özellikle araçta kullanılan şasenin metalurjisi büyük önem taşımaktadır.
Yol Teması
Aracın süspansiyonları, jantları ve lastik boyutlarının önceden mühendislik edilmesi ve ideal oranlarının belirlenmesiyle ortaya çıkan yol tutuşta en önemli etmen lastik seçimi olarak ortaya çıkıyor. Aracın çekiş sistemine göre de lastik boyutlarının tasarlanmış olması önem taşımaktadır.
Önden Kopma Eğilimi
Piyasada satılan çoğu araçta ve önden çekişli araçlarda yol tutuşun kaybı sonrasında önden kopma denilen fenomen gerçekleşmektedir. Aracın direksiyon tepkilerine cevap vermeyip en son seyir üzerinde olduğu hatta devam etmesi olarak açıklanan durum, alternatifi olan arkadan kopmaya göre çok daha düzeltilebilir ve düzeltmek için daha az profesyonellik gerektirdiğinden otomotiv üreticilerinin araçların karakteristiğini bu yönde değiştirmek için tercih ettiği bir durum.
Arkadan Kopma Eğilimi
Sürücülerin genellikle arkadan çekişi araçlarda ya da önden çekişli araçların önden kopmaya başladığında yanlış fren kullanımıyla tecrübe edebileceği bir durum olan arkadan kopma her ne kadar profesyonel sürücüler tarafından sürüş zevkini artırıyor olarak görünse de sebep olduğu durumun daha tehlikeli olması ve genel sürüş karakteristiğinin beklenmedik olması sebebiyle kimi sürücüler tarafından da zayıf yol tutuş olarak yorumlanabiliyor
Ağırlık Dengesi
Özellikle motorun konumu, aracın kasa tipi ve şase mimarisinin belirlediği ağırlık dengesi, aracın yol tutuş eğilimini, karakteristiğini ve sürüş konforunu direkt olarak etkileyebiliyor. Genellikle önden motorlu olan araçlarda aracın ağırlığı kaputa konumlandığından, kabin yerleşimi, şase dengesi gibi etmenlerin önemi daha da artıyor. Boxer motorlar, merdiven şaseye sahip arazi araçları, elektrikli araçlar ağırlıklarını tabana yayarak yol tutuşunu iyileştirebiliyorlar.
Tahmin Edilebilirlik ve Emniyet
Yol tutuş hissiyatını ve sürüş zevkini aslında en çok artıran konu ise aracın tüm karakteristiğine rağmen tahmin edilebilir olabilmesi. Bu konuda ise aracın motor, şanzıman ve elektronik aksamı da devreye girebiliyor. Sürücünün panik anında vereceği ilk tepkiye sürücünü beklediği gibi dönüş sağlayabilen araçlar daha güvenilir olarak görülüyor. Örneğin viraja hızlı girmiş modern bir araçta beklenilen davranış EDS sisteminin devreye girerek lastiklerin dönüş hızlarına göre frenleme yapması ve aracın bilgisayar sisteminin gaz-fren tepkilerini körelterek sürücünün istemeden gaza ya da frene fazla basmasını engellemek şeklinde gözlemlenebiliyor.
Her ne kadar araçların yol tutuş özellikleri daha tasarım aşamasındayken belirleniyor gibi görülse de, sürücülerin yetenekleri, araçlardan bekledikleri ve alışkanlıkları da yol tutuş hakkında yaptıkları yorumlarda etkili oluyor. Aracın yere olan yakınlığı, lastik kalitesi, hava durumu, şanzıman tipi, motor tipi, süspansiyonun durumu, lastik basıncı hatta araçtaki kişi sayısının dahi etkili olduğu yol tutuş ve sürüş karakteristiklerini belirlemek için geyik testleri, slalom testleri bulunsa da yine de son söz kullanıcının.
İkinci el satın alımlarda iyi bir ekspertiz ile yıpranmış, bakıma ihtiyaç duyan parçaların önceden belirlenmesi ve aracın yetkili servis bakımlarının aksatılmaması ile satın alınan otomobilden üreticinin tasarladığı en iyi sürüş tecrübesinin edinilmesi mümkün kılınabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir